Erkek, eşinin önerilerini dikkate alıp işleriyle ilgili istişare etmeli mi?

Soru 36748

Eşle nasıl muamele edilmelidir? Onun nasihatlerini ve tekliflerini dinlemeli miyiz? Bu soruyu şunun için soruyorum: Kadınların çoğu mantıksal değil de duygusal nasihat edip öneride bulunuyorlar. Erkek, eşinin nasihatlerini ne ölçüde dinlemelidir?

Cevap metni

Allah'a hamd olsun, Resûlullah’a salât ve selam olsun.

Yüce Allah, eşe iyi davranmayı emrederek şöyle buyurmuştur:
“Onlarla iyi geçinin.” (Nisâ, 19)

Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:
“Kadınlara iyi davranmanızı tavsiye ederim… Kadınlara iyi davranmanızı tavsiye ederim.” (Buhârî 5186, Muslim 1468)

Yine şöyle buyurmuştur:
“Sizin en hayırlınız, ailesine karşı en hayırlı olanınızdır. Ben de aileme karşı en hayırlı olanınızım.” (Tirmizî 3895; elbânî tarafından sahih kabul edilmiştir)

Şüphesiz ki eşe danışmak, onun nasihatlerini dinlemek ve uygun olanını kabul etmek; güzel geçimin (ma‘rûf üzere yaşamanın) bir parçasıdır. Bu, kadının kalbini kazanır, evindeki rolünü ve ailesine karşı sorumluluğunu hissettirir. Özellikle de erkek, eşinde hikmet, akıl, sağduyu ve acelecilikten uzak bir değerlendirme görmüşse…

Bununla birlikte, kadının görüşüne başvurmanın ve onun fikrini kabul etmenin uygun olup olmaması; ele alınan konuya göre değişir. Kadının duygusal yapısının o konudaki görüşünü etkileyip etkilemediği de önemlidir. Aynı şekilde bu durum, eşlerin her birinin hâline, anlayışına ve dengeyi koruma becerisine göre de farklılık gösterir.

Eğer koca, eşinin görüşünü reddetmenin daha uygun olduğunu düşünürse veya onun önerisinde bir hata görürse; bunu nazik bir şekilde yapmalıdır. Onun fikrini küçümsememeli, nasihatini hafife almamalıdır. Mümkün olduğu kadar doğru olanı güzel bir üslupla açıklamalıdır.

Hudeybiye olayını düşün: Orada akıllı ve hikmetli bir kadına danışmanın değeri açıkça görülür. Peygamber s.a.v, Kureyş ile o yıl Mekke’ye girmeden geri dönmek üzere anlaşma yaptıktan sonra sahabelerine: “Kalkın, kurbanlarınızı kesin.” buyurdu. Ravi der ki: “Allah’a yemin olsun ki, bunu üç kez söylemesine rağmen içlerinden kimse kalkmadı.” Bunun üzerine Peygamber s.a.v, Ümmü Seleme’nin yanına girip durumu anlattı. O da şöyle dedi:
“Ey Allah’ın Elçisi! Bunu istiyor musun? Öyleyse çık, hiç kimseyle konuşmadan kurbanını kes ve berberini çağırıp saçını kestir.”
Peygamber bunu yapınca sahabeler de kalkıp kurbanlarını kestiler…

İbn Hacer şöyle der: “Bu olayda istişarenin fazileti ve faziletli bir kadına danışmanın caiz oluşu vardır.”

Ayrıca Musa’nın kıssasını düşün: Allah onu Firavun’un evinde yetiştirdi. Firavun’un eşi Âsiye’nin görüşünün ne büyük bir bereket getirdiğini gör:
“Firavun’un karısı dedi ki: ‘Bu çocuk benim için de senin için de göz aydınlığıdır. Onu öldürmeyin; belki bize faydası olur ya da onu evlat ediniriz.’” (Kasas, 9)

Aynı sûrede Medyen suyundaki iki kadın kıssası da vardır. Onlardan biri babasına şöyle demişti:
“Ey babacığım! Onu ücretle tut. Çünkü ücretle tutabileceğin en hayırlı kimse, güçlü ve güvenilir olandır.” (Kasas, 26)

Onun aklının olgunluğuna, iş ehli kimseyi tanıma kabiliyetine ve güvenilirliği değerlendirmesine dikkat et. Bu istişarenin o aileye nasıl bereket getirdiğini de gör.

Allah en iyi bilendir ve başarı veren O’dur.

Kaynaklar

Adab
Karı-Kocanın Birbiriyle Geçimi

Kaynak: 

İslam Soru-Cevap Sitesi

Previous
sonraki

e-posta hizmetine katılım

İslam Soru-Cevap e-posta bültenine abone olunuz

İslam Soru -Cevap Uygulaması

İçeriğe daha hızlı erişim ve çevrimdışı tarama için

App StoreGoogle Play